Bir Çölyak Hastasının Kaleminden

Çölyak kelimesi doktorun ağzından çıkınca dünya başıma yıkılmıştı. Neydi Çölyak nasıl bir hastalıktı, tedavisi var mıydı, kafamda deli sorular. Tam Çölyak kelimesini anlamaya çalışıyordum doktorun ağzında bir de gluten kelimesini duydum. Sizleri Çölyak hastalığı ile ilk karşılaştığımdaki ruh halimi anlatarak giriş yapmak istedim.

Yazının bundan sonraki kısmını Çölyak hastalığının ne olduğunu anlatarak devam etmek istiyorum. Çölyak hastalığı, bağışıklık sisteminin bazı tahıllarda (buğday, arpa, çavdar) bulunan ‘gluten’ adlı maddeye karşı verdiği duyarlılıktır. Bu duyarlılık sonucunda ince bağırsakların içindeki örtücü ve besin emilimi yapan en iç katmanı (mukoza ve villüs yapılar) hasar görmekte ve besinlerin emilimi bozulmaktadır.

Besinlerin emilimi ve hazmedilmesinde oluşan bu bozukluk neticesinde beslenme dengesizlikleri ve mide-bağırsak ile ilgili şikâyetler oluşmaktadır. Bu hastalığın tedavisi bulunmayıp çölyaklılar ömür boyu glutensiz diyet yapmak zorundadırlar. Gluten buğday, arpa ve çavdarda bulunan bir proteindir. Kıvam artırıcı özelliği nedeniyle gıda sektörünün her aşamasında kullanılmaktadır.

Gultensiz diyet çok katı bir diyet olup gıdalar içerisindeki gluten oranı 50 kg. yiyecekte sadece (1) gram bulunabilir. Bu durumda gıdaların içinde gluten bulunmasa bile üretim veya paketleme ortamında gluten içeren bir ürün üretilmiş veya paketlenmişse glutenin yapışma özelliği nedeniyle çapraz bulaşma oluşabilmektedir. Bu durumda Çölyaklıların hayatını zorlaştırmaktadır. Bizler bu nedenle Glutensiz diyet yapan Çölyaklılara hasta demiyoruz. Çölyak teşhis edilene kadar bir hastalık teşhis edildikten sonra bir yaşam biçimidir.

Sizlere bu yaşam tarzını anlatmaya çalışacağım.
Çölyak hastalığı buğday proteini olan glütenin bağırsakta yaptığı tahribata bağlı olarak başta sindirim bozuklukları olmak üzere çok sayıda organ sisteminde hastalığa sebep olabiliyor. Bunların başında boy kısalığı, şişmanlık, diyabet, mine hipoplazisi, boy kısalığı, nedeni belli olmayan nörolojik bozukluklar(ataksi, periferik mononörit, miyopati, miyelopati, mültipl skleroz),davranış bozuklukları, depresyon, otizm, hiperaktivite-dikkat dağınıklığı, intihar eğilimi, şizofreni, eklem iltihapları (artrit), eklem ağrıları (atralji),fibromiyalji, demir tedavisine cevap vermeyen anemi (kansızlık), tekrarlayan ağız yaraları (aftöz stomatit, dermatitis herpetiformis(simetrik, kaşıntılı derialtı kabarcıkları, IgA nefropatisi (böbrek hastalığı), bağırsak lenfoması, yemek borusu kanseri, yutak kanseri, kısırlık, migren tarzı baş ağrısı geliyor.

Çölyak hastalığı çok yaygın. Ülkemizde her 100 kişiden birinin çölyak hastası olduğu düşünülüyor ve çok büyük bir kısmının da tehisi konulmamış bir şekilde hastalıklı olarak hayatlarını sürdürüyorlar.

Çölyak rahatsızlığı olan kişilerin bağışıklıkları hastalığın şiddetine göre, çok az miktardaki glütene bile tepki vermektedir. Ancak bu hastalık ileri yaşlarda da ortaya çıkabildiği için bu tür şikayetleri olan bireylerin erken yaşlarda çölyak testi yaptırmalarında yarar vardır. Çölyak hastaları, normal ekmek, makarna, pasta, börek, bisküvi ve benzeri çok sayıda gıdayı tüketemez. Mısır unu, pirinç unu, soya unu, patates unu gibi gıdalar ise çapraz bulaşmaya karşı tedbir alarak gluten içermedikleri için rahatça tüketilebilir.

Çölyak bir yaşam tarzı olduğundan biz kendimizi çölyaklı olarak ifade ediyoruz. Bu ifademizi duyanlar ise Çölyak’ın memleket adı olduğunu düşünerek kendi memleketini söylüyor. Sonraki yazımda çölyaklıların yaşadığı sorunlardan bahsedeceğim.

Kendinize iyi bakın glutensiz kalın…

Mehmet TANRISEVEN
Glutensiz Beslenme ve Çölyak Derneği Başkanı 

Son Güncelleme: Mayıs 29, 2020

Bu yazı/derleme faydalı mıydı?

Bir Yorum Yap