Soruşturma Aşamasında Uyuşturucu Suçları Açısından Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

YARGILAMANIN EN KISA SÜREDE NETİCELENMESİNİ SAĞLAMAK MAKSADIYLA SORUŞTURMA AŞAMASINDA ARAŞTIRILMASI GEREKEN HUSUSLAR :

1-Soruşturma konusu olayda ele geçen madde bazen uyuşturucu madde niteliğinde değildir. Bu hususun tespiti için Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınmalıdır. ATK, raporunda ele geçen maddenin uyuşturucu veya uyarıcı madde niteliğinde olmadığını ifade ederse, “işlenemez suç” kavramı gündeme gelecek ve fail veya failler hakkında beraat kararı verilecektir veya sanıkta ele geçirilen 1.8 gram maddenin içindeki uyuşturucunun, suçun maddi konusu olan uyuşturucu maddenin kullanmaya ve buna bağlı olarak uyuşturucu madde temin etme suçuna elverişli olmadığından sanığın beraatına karar verilebilir veya sanığın yakalandığında üzerinde ele geçen tütünle karışık maddenin uyuşturucu veyahut uyarıcı nitelikte bir madde olup olmadığına ilişkin analizin yaptırılıp bu konuda gerekli ekspertiz raporu alınarak maddeden elde edilecek net uyuşturucu miktarı esas alınarak iddianame düzenlenmelidir. Bu eksiklik giderilmeden düzenlenecek iddianame “Yeni Türk Ceza Adalet Sisteminde benimsenen, “Kişilerin Lekelenmeme Hakkı” ile “Eksiksiz soruşturma ve Tek Celsede Duruşma” prensipleri uyarınca, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcılarının mâkul sürede bütün delilleri toplamaları, sadece mahkûmiyetle sonuçlanacağını değerlendirdikleri hususları dâvâ konusu yapmaları, beraatle sonuçlanacağını değerlendirdikleri eylemleri dâvâ konusu yapmamaları, yâni bir nev’i filtre görevi yapmaları gerekir. Haksız dâvâ açmamak, iddianame düzenlememek bir Cumhuriyet Savcısının görevine en uygun endişe olmalıdır. Şüpheli hakkında düzenlenen haksız ve yersiz bir iddianame, kişi hakkının ihlâlidir. Kişinin haksız yere sanık sıfatına sokulması ve bazen belki de yıllarca sürecek bir yargılama sürecine mahkûm edilmesi psikolojik bir travmadır.” düşüncesine de aykırılık teşkil edecek ve mahkeme aşamasında hazine, beraat edecek sanık müdafine verilecek avukatlık ücreti ile boşu boşuna zarar uğratılacaktır.

2-Soruşturma aşamasında kullanıcı konumunda bulunan kişilerin ifadeleri kollukta mutlak surette müdafii huzurunda alınmasına özen gösterilmeli zira mahkeme aşamasında ekseriyetle inkar yönüne gidildiğinden hükme esas ifadelerine mahkumiyet kararında yer verilememektedir.

3- Kolluğun tuttuğu ilk tutanaklar çok önemlidir. Nitekim uygulamada arama kararı olmaksızın şüphelilerin üzerlerinin ve araçlarının detaylı bir şekilde arandığı durumlara rastlanılabilmektedir. Ele geçen uyuşturucu veya uyarıcı madde olduğu iddia edilen madde mutlak suretle usulüne uygun arama kararı icra edilmek suretiyle el konularak emanete alınmalı aksi halde “zehirli ağacın meyvesi zehirli olur ilkesi” gereği mahkumiyet kararı verilememektedir veya bir kişinin üzerinde söz gelimi yalnızca 10 gram esrar maddesi bulunsa, yüksek ihtimalle hakkında kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçundan iddianame düzenlenecek, fakat bu kişinin üzerinde 10 gram esrarın yanında 30 adet de uyuşturucu hap bulunsa, yine yüksek ihtimalle hakkında uyuşturucu madde ticareti suçlamasıyla iddianame düzenlenecektir. Bu yüzden kollukça tutulan tutanakların ayrıntılı olması önem arz etmektedir.

4- Cezanın ağırlaştırıcı nedeni olan TCK 188/4 b maddesinde sayılan yerlere 200 metreden yakın olup olmadığının ölçüldüğü yer tespit tutanaklarının da şüphelinin yakalandığını söylediği alanlardan çok farklı alanlar gösterilerek işaretlendiği de karşılaşılan durumlar arasındadır. Uyuşturucu suçunun konusunu oluşturan maddenin yakalandığı yerin açık ve net olarak olay yeri krokisi ile tespit edilmesi gerekir. Zira sanık TCK 188/3 maddesinde belirtilen seçimlik hareketlerden herhangi birini aynı yasanın 4 maddesi b bendinde belirtilen yerlere belli mesafede gerçekleştirmiş olması halinde cezası yarı oranında artırılmaktadır. Dolayısıyla soruşturma aşamasında bu eksikliğin giderilerek sevk maddeleri eksiksiz yazılmalı aksi halde bu durum yargılama aşamasının uzamasına yol açmaktadır.

5- Sanık hakkında hem TCK 191 hem 188/3 maddeleri gereğince kamu davası açılabileceği bir başka deyişle kişi, hem kullanıcı hem satıcı konumunda olabileceğinden TCK 191 maddesi gereğince açılan davanın tefrik edilerek Asliye Ceza mahkemesine açılması durumunda , Ağır Ceza Mahkemesinde hakkında sadece TCK 188/3 maddesi gereği cezalandırılmasının istenmesi halinde yapılan yargılama neticesinde sanığın uşturucu maddeyi yticaret maksatlı değil de kullanma maksatlı üzerinde bulundurduğu kanaatine varıldığında açılan davadan beraat kararı verilmekte ve müdafi varsa ücreti vekalet verilmek zorunda kalınarak hazine zarara uğratılmaktadır. Netice olarak tefrik kararının verilmeyerek iddianame düzenlenmesi daha uygun olacaktır.

6- Sanığın savunmasında belirttiği hususlara ilişkin hakkında aynı yasanın 192/3 maddesinin uygulanma imkanı varsa bu hususta mutlak surette araştırma yapılmalı aksi durumda düzenlenecek iddianame üzerine açılacak davada mahkemece gerektiğinde suç duyurusu yapılıp sonucunun beklenmesi gibi bir durum söz konusu olmakta bu durum da yargılamayı sürüncemede bırakmaktadır. Örneğin , şüpheli soruşturma aşamasında; “. Uyuşturucu maddeyi 0 532… numaralı hattı kullanan kişiden aldığını ve … hesaba para yatırdığını belirtiyorsa bu husus araştırılarak sonucuna göre iddianame düzenlenmelidir.

7- Uyuşturucu suçlarının diğer suçlar ile birlikte iddianameye konu edilemeyeceği hususu gözden kaçırılmamalıdır.

8- Uygulamada sıklıkla karşılaşılan bir diğer durum orantısız güç, darp ve cebir gördüğünü iddia eden sanığın beyanları karşısında yakalama/ifade tutanağını tanzim eden tutanak görevlilerinin mahkemece dinlenmek üzere çağrılmasıdır. Nitekim burada önemli olan husus sanığın kollukta vermiş olduğu ifadesinde Ceza Muhakemesi Kanununda yasak usuller olarak ifade edilen usullerle ifadesinin alınıp alınmadığı, şahsi bir husumet güdülüp güdülmediği ve benzeri konuların zabıt münzimlerinden de dinlenilmesi ve ifadeler arasında benzer ve çelişkili yönlerin ortaya konularak sağlıklı bir muhakemede bulunulmasıdır. Sanık savunması ile görevli polis memurlarının tutmuş oldukları olay tutanağı içeriği açıkça çelişiyorsa olaya direk muhatap olan en az iki polis görevlisinin sıcağı sıcağına soruşturma aşamasında dinlenilmesi daha uygun olacaktır zira uzun süren yargılama aşamasında mahkemece dinlenmeleri halinde olayın üzerinden süre geçmesi nedeniyle dinlenen tanıklar olayı hatırlayamadıkları için bu eksiklik, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasında büyük bir engel teşkil etmektedir.

9-Kolluk aşamasında yapılan teşhis işlemi pek çok defa mevzuata aykırı olabilmektedir. Nitekim yan yana dizilen kişileri arasında boy, kilo ve giydikleri elbiseler açısından büyük farklar olabilmekte, kimi çocuk kimi büyük, kimi erkek kimi kadın oluncaya varana dek teşhiste pek çok hata yapılabilmektedir. Bu yüzden teşhis tutanağının, mahkumiyet için en önemli olduğu hallerde tanığa bazen kovuşturma aşamasında ulaşılmamakta ve bu husus yargılamayı uzatabilmekte tanığa ulaşılmadığı hallerde de maddi gerçeğin ortaya çıkarılması güçleşmektedir.

 

Yazan:Alperen ALKILINÇ

Son Güncelleme: Mayıs 28, 2020

Bu yazı/derleme faydalı mıydı?

Bunlarda İlginizi Çekebilir

Bir Yorum Yap