Uyuşturucu Suçlarında Kullanma ve Ticaret Ayrımı

Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre ;

(1)  Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve ikibin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye’de uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir.

(3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(Ek cümle: 18/6/2014 – 6545/66 md.) Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz.

(4) (Değişik: 27/3/2015-6638/11 md.)

a) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin eroin, kokain, morfin, sentetik kannabinoid ve türevleri veya bazmorfin olması,

b) Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi, hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(5) (Değişik: 18/6/2014 – 6545/66 md.) Yukarıdaki fıkralarda gösterilen suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.

(6) Üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü madde açısından da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/22 md.) Ancak, verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.

(7) Uyuşturucu veya uyarıcı etki doğurmamakla birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve ithal veya imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ülkeye ithal eden, imal eden, satan, satın alan, sevk eden, nakleden, depolayan veya ihraç eden kişi, sekiz yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

(8) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

1.fıkrada düzenlenen suç, ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak uyuşturucu ve uyarıcı madde imal, ithal ve ihraç etmektir.  İmalat; yargılama sürecinde, ele geçirilen maddelerle imalat yapılıp yapılmadığı, imalat yapıldığı iddia edilen yerin çevresinde ele geçen alet ve malzemeler dikkate alınarak ve bu konuda Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas kuruluşundan yardım alınarak tespit edilir.  İthalat; uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin maddesel anlamda Türkiye’nin sınırları içerisinde sokulmasıdır. Sınır kapısından veya kara,deniz veya hava yoluyla ithalatın suç kapsamında değerlendirmede önemi yoktur.  İhraç; uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin izinsiz bir şekilde yurt dışına çıkarılmasını ifade etmektedir. Sınır kapısından veya kara,deniz veya hava yoluyla ithalatın suç kapsamında değerlendirmede önemi yoktur. İhraç edildiği iddia edilen maddenin ele geçirilmesi ve bu maddenin uyuşturucu veya uyarıcı madde olduğunun tespit edilmesi cezalandırılma koşuludur. Aksi halde faile ceza verilmesi mümkün değildir. Bu fıkradaki suçların  ortak özelliği kullanmak dışında bir amaçla gerçekleştirilmeleridir. Aksi durumda, TCK’nın 191. maddesindeki suç oluşacaktır.

Maddenin 3. fıkrasında, suça konu maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden veya bulunduran kişilerin 10 yıldan az olmamak üzere (6545 sayılı Kanun öncesi ceza miktarı 5 ila 15 yıl olarak belirlenmiş idi) hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacağı hüküm altına alınmıştır.

Uyuşturucu ve uyarıcı maddeler kanunda teker teker gösterilmesi yoluna gidilmemiştir. Kanaatimce 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nda uyuşturucu ve uyarıcı maddelere ilişkin yapılmış olan bu düzenleme yerindedir. Yeni bulunacak uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi yaratan maddelerin ortaya çıkması halinde bu durum yaptırımsız kalacaktır. Bu boşluğun doldurulmasını temin maksatlı Sağlık Bakanlığı‘na yeni ortaya çıkan maddelerin inceleme sonucunda kanun kapsamına almasını sağlamak doğrultusunda yetkisi bulunmaktadır.

Uygulamada en çok karşılaşılan maddeler olarak; eroin, kokain ,morfin ,afyon , kodein, ,esrar, crack, ectasy, sentetik olarak elde edilen amfetaminler (en bilinen amfetamin türleri, metamfetamin, fenitilin veya captagon adı verilen amfetamin ve kloramefenikol karışımı sentetik maddelerdir)  olarak karşımıza çıkmaktadır.

Çalışmamızda uygulamasına en çok rastlanan halk arasında uyuşturucu ticareti olarak bilinen  TCK 188/3 ve  uyuşturucu madde kullanımı olarak bilinen 191. maddeleri üzerinde durulacaktır. Şöyle ki, 5237 sayılı TCK’nın 188/3 madde metninde sadece satmak fiili yaptırıma bağlanmamıştır. Bunun yanında satışa arz etmek , satın alma , sevk etmek , nakletmek , depolamak , satın almak, başkalarına vermek , bulundurmak fiilleri de suç olarak kabul edilmiş ve ceza yaptırımları aynı şekildedir.

Kanun metninde sayılan seçimlik hareketleri kısaca açıklayacak olursak ;

1-Uyuşturucu madde satma suçu, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ücretinin ödenmesi halinde mülkiyetinin satın alan kişiye geçmesidir. Burada uyuşturucu veya uyarıcı maddenin mülkiyet veya zilyedliğinin bir ücret karşılığında başkalarına devredilmesine yönelik hareketler suçun maddi unsurunu oluşturmaktadır. Bunun yanısıra, satma suçunun oluşabilmesi için uyuşturucu veya uyarıcı maddenin az olması ya da uyuşturucunun cinsinin önemi yoktur. Uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi satın alan kişinin maddeyi kendi ihtiyacı için ya da ticari amaçla satın alması arasında fark gözetilmez ve her iki halde de satma suçu gerçekleşmiş olur.

2-Uyuşturucu maddeyi satışa arzetme, henüz satış aşamasına gelmese de uyuşturucu maddenin satışı için bazı hazırlık hareketleri yapmayı ifade eder. Kişi uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi satmak için satışa yönelik iradesini ortaya koyan hareketlerde bulunmaktadır.  Örneğin, failin, mağdura uyuşturucu madde kullanır mısın diyerek cebinde bulunan küçük paketçikler halinde bulunan uyuşturucu maddeleri göstermesi gibi … Uyuşturucu madde satın alma suçu ise, uyuşturucu maddeyi alan kişinin bunu kişisel kullanım amacı dışında bir başka deyişle ticari amaçla satın almasıyla oluşur.

3-Uyuşturucu Madde Temin Etme (Başkasına Verme, Sağlama) Suçu: Uyuşturucu madde temini, yani başkasına verme, uyuşturucu sağlama fiili; bir kimsenin kendisinde bulunan veya herhangi bir surette elde ettiği uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi, satış amacı olmadan ve herhangi bir bedel almaksızın başkasına vermesidir. Uyuşturucu maddeyi alan kişinin de bu maddeyi hangi amaçla aldığının bir önemi yoktur. Kendi kişisel ihtiyacı için kullanacak olan bir kimseye uyuşturucu ve uyarıcı madde temin etme fiili, kanunda uyuşturucu maddeyi “başkasına verme” şeklinde tanımlanan suçu oluşturur.Örneğin hatır için ,dostluk , acıma duygusuyla bir başkasına bedelsiz verilmesi gibi burada suça konu maddeyi alanın bunu kullanmak için almış olması da verenin durumunu değiştirmez.

4- Sevk Etme,  Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin bir yerden başka bir yere başka kişi veya kişiler aracılığıyla taşınmasıdır. Satın alınan uyuşturucu veya uyarıcı maddenin posta aracılığıyla ya da taşıma araçlarıyla bir yerden başka bir yere gönderilmesi hali sevk etme olarak değerlendirilmektedir. Sevk fiili, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin taşınması istenilen yere götürülmesi ile tamamlanır. Bu durumda malın alıcıya teslim edilmesi beklenmemektedir.

5- Nakletme Bir kimsenin kendisine ait olan veya bir başkasının sahip olduğu uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi ülke toprakları içinde bir yerden bir başka yere taşımasıdır. Nakletme halinde TCK madde 188/3‘de taşınacak mesafenin kısa ya da uzun olması arasında herhangi bir fark gözetilmemiştir. Nakledilen uyuşturucu veya uyarıcı maddenin götürülecek kişinin eline geçmemiş olması halinde nakletme suçunun tamamlanmakta ve teşebbüs halinde kalmamaktadır. Nakletme fiilinde, uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi nakleden kişinin bu maddelerin nakledildiğine ilişkin bilgisi bulunmaktadır. Nakleden kişi bu malların maliki ya da zilyedi durumundadır. Bu halde kişi nakletme fiilinin bizzat faili olmakta ya da nakletme fiiline ilişkin suçu işleyenler ile suça iştirak eden kişiler anlamında bağlantısı bulunmaktadır. Nakil fiili kişinin bizzat bedeni üzerinde ve beden boşluklarında nakledilebildiği gibi taşıma araçlarıyla da yapılabilmektedir. Nakil işleminin tamamlanması için malların alıcının eline geçmesi koşulu aranmamaktadır. Ayrıca nakil işleminin bir ücret karşılığında yapılmış olması da gerekmemektedir.

6-Depolama Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin bir yerde muhafaza edilmek veya saklanmak amacıyla bir depoya konulmasıyla depolama fiili gerçekleşmektedir. Maddelerin bir yerde depolanmasındaki amaç, uyuşturucu veya uyarıcı maddeler başka bir yere sevk edilinceye kadar depoda bekletilmesidir. Bir kişinin depolama fiilinden bahsedebilmek için o kişinin depolamayı bizzat kendi namına yapmıyor olması ve kişisel kullanım amacıyla malları depolamıyor olması koşulu aranmaktadır. Aksi takdirde TCK madde 191‘deki hüküm uyarınca, kullanmak amacıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma fiili söz konusu olacaktır.

7-Satın Alma Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin bir bedel karşılığında malı satan kişiden devralınmasına TCK madde 188/3 hükmü uyarınca uyuşturucu veya uyarcı madde satın alma denmektedir. Buradaki amaç, uyuşturucu maddeyi satmak suretiyle kazanç elde etmektir. Buna karşın, kullanmak amacıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma halinde, TCK madde 191 hükmü uygulanacaktır.

8- Kabul Etme Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin alıcı tarafından kabul edilmesi durumuna kabul etme fiili denmektedir. Bir kişinin bir başka kişiye uyuşturucu veya uyarıcı madde vermesi halinde, verilen maddenin fail tarafından kabul edilmesi halidir. Kabul etme fiilinin tamamlanması, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin zilyedliğinin kabul eden kişiye geçmesiyle teşekkül etmektedir. Kabul etme durumunda fail almış olduğu mallar karşılığında herhangi bir bedel ödememektedir. Bir bedel karşılığında uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etme halinde, satın alma fiili oluşmaktadır .

9- Bulundurma Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin fail tarafından fiilen veya zilyedi olarak tasarrufunda bulundurması haline uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma denmektedir. Bulundurma hali, ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak yapılmaktadır. Fail uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi yanında bulundurabilir ya da başka bir yerde muhafaza edebilir. Başka bir yerde bulundurma halinde, vasıtasız olarak uyuşturucu veya uyarıcı maddeye her istediği zaman ulaşma imkanın bulunması aranmaktadır. Ayrıca, maddenin bulundurulduğu yerin mülkiyetinin faile ait olması gerekmemektedir. Failin bu yere istediği an ulaşabilme imkanının bulunması yeterli bulunmaktadır. Buna karşın, kullanmak amacıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma söz konusu olduğunda, TCK madde 191 hükmü uygulanacaktır.

Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçu :

TCK m. 191’de düzenlenen uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçunun fiil unsurunu “kullanmak için” uyuşturucu veya uyarıcı madde “satın almak”“kabul etmek” veya “bulundurmak” ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde “kullanmak” oluşturur. Bu seçimlik hareketler aynı zamanda TCK m. 188/3’te düzenlenen uyuşturucu veya uyarıcı madde satmak, satışa arz etmek, başkalarına vermek, sevk etmek, nakletmek, depolamak, satın almak, kabul etmek ve bulundurmak suçunda da yer almaktadır. Ancak TCK m. 188’de yer alan fiiller ticarilik niteliği taşırken, TCK m. 191’de uyuşturucu veya uyarıcı maddenin kullanmak için temin edilmesi söz konusudur. Bu nedenle, her iki suç tipindeki fiiller birbirinden ayrılmaktadır.

Failin uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi hangi amaçla satın aldığını, kabul ettiğini veya bulundurduğunu tespit etmek her zaman kolay olmamaktadır. Bu fiillerin kullanmak amacıyla mı, yoksa başkasına temin amacıyla mı işlendiğini tespit etmek, failin sorumluluğu açısından oldukça önemlidir. TCK m. 191’de faildeki kullanma amacının tespitine yönelik bir düzenleme yer almamaktadır. Ancak doktrinde geliştirilen birtakım kriterler, failin amacının en doğru şekilde tespit edilebilmesi bakımından önem taşımaktadır.

Özellikle uyuşturucu ticareti suçunun açık net bir şekilde ortada olmadığı durumlarda failin fiilinin hangi suç tipine uygun olduğunu ayırt etmek her zaman kolay olmamaktadır. Örneğin evinde 50 gram esrar yakalanan bir kişi hangi suçtan yargılanacaktır? Kullanmak amacıyla bulundurmak suçu mu yoksa uyuşturucu ticareti suçu mu? Bu maddeyi TCK 188. maddeden ayıran ölçüt failin kastıdır Şöyle ki; Uyuşturucu madde bulundurmanın kullanma amacına yönelik olup olmadığının tespit edilmesinde dikkate alınması gereken ve öğreti ile uygulamada da kabul görmüş olan bazı ölçütler bulunmaktadır.

Bu ölçütlerden ilki; failin bulundurduğu uyuşturucu maddeyi başkasına satma ya da devir veya tedarik etme hususunda herhangi bir davranış içerisine girip girmediği hususudur: Örneğin, fail, müşteri ile buluşmak suretiyle pazarlık yaparak numune göstermişse  eylemin ticaret veya temin etme suçu olarak kabul edilmesi gerekir.

İkincisi; uyuşturucu veya uyarıcı maddenin bulundurulduğu yer ve bulunduruluş biçimidir. Şahsi kullanımı için uyuşturucu madde bulunduran kimse, bunu her zaman kolaylıkla erişebileceği bir yerde, örneğin evinde veya işyerinde bulundurmaktadır. Buna karşın uyuşturucunun ev veya işyerine uzakta çıkarılıp alınması güç ve zaman gerektiren ahır, ikametinin deposu gibi bir yere gizlemesi , maddenin, kullanma dışında bir amaçla bulundurulduğunu gösterir. Uyuşturucu maddenin çok sayıda ve özenli olarak hazırlanmış küçük paketçikler halinde bulunması, her paketçiğin içine hassas biçimde yapılan tartı sonucu aynı miktarda uyuşturucu madde konulmuş olması, uyuşturucu maddenin ele geçirildiği yer veya yakınında hassas terazi ve paketlemede kullanılan ambalaj malzemelerinin bulunması, maddenin ticari amaçla bulundurulduğu hususunda önemlidir.

Kabul edilen üçüncü ölçüt ise; bulundurulan uyuşturucu veya uyarıcı madde miktarıdır veya çeşitliliğidir.  Şahsi kullanım için kabul edilebilecek miktar, kişinin fiziksel ve ruhsal yapısı ile uyuşturucu veya uyarıcı maddenin niteliği, cinsi ve kalitesi ile somut olayın özelliklerine göre değişiklik gösterebilmektedir. Örneğin esrar maddesi 1 kg kadar, eroin ve kokain maddeleri 40 gr kadar failin üzerinde bulundurması eğer yukarıdaki ölçütlerden herhangi biri söz konusu değilse bu durumda ticaretten bahsedilmesi güç olabilecektir. Veya failin ele geçen uyuşturucu miktarını para ile alacak gelir düzeyine sahip olmaması halinde bu husus ticaret veya temin amaçlı eylemin gerçekleştirildiği yönünde kuvvetli suç şüphesi doğurabilecektir. Uyuşturucu madde kullanan kimse genelde bir veya benzer etki gösteren iki değişik uyuşturucu maddeyi bulundurur. Bu nedenle değişik nitelikte ve farklı etkileri olan misal olarak eroin, kokain, esrar ve ectacy tabletlerini birlikte bulunduran birisinin bunları satmak amacıyla bulundurduğu kabul edilebilir.

 

Yazan:Cumhuriyet Savcısı Alperen ALKILINÇ

Son Güncelleme: Mayıs 30, 2020

Bu yazı/derleme faydalı mıydı?

Bunlarda İlginizi Çekebilir

Bir Yorum Yap